ara

bugün 0
yenileyenile


18.06.2019 salı



paylaş başlıkta ara

123

41
yasak

suskun yüreğimsin sen.
adını söylemeye cesaret edemediğim.
delice haykırmak isterken sevgimi;
sessizce ağladığımsın yasaklığına...


hasret kaldığımsın sen.
ayrılığı kavuşmadan yaşamanın hırçın soğukluğunda çınlar sesin.
yarım kalmış bir şiir gibi sonu sonsuz ruhumu
ılık ılık aydınlatan sesin.
o hayal sesin...

canımsın sen
canımdasın güneşim. ama ne çare yasaksın bana
bir kerecik sarılsam, bir kere koklasam saçlarını doya doya..
adını fısıldamak yerine çağıl çağıl haykırsam.
ne olurdu ki
yasak olmasan...

turuncu adam
turuncu adam
12.10.2014 01:49
42
Satılık zamanlar arıyorum günü geçmiş çınarlardan
Kaçıncı uykuların sönüşü bu dibi tutmaz hayallerden
Bu kaçıncı sigara günün zifirinde
Bu kaçıncı ölüm rüzgarların esişinde

Satılık ölümler arıyorum hastane köşelerinde olmayan
Her şeyin pazarında pazarlıksız bir düş
Sessizliğin iniltisini titreten masum bir gülüş
Yağmalanmış güneşin asiliğinden bir ışık..

Satılık bir ben arıyorum maskelerin dünyasında
Satılmayan madenlerden bir yüzük
Başlamayan filmlerden bir hüzün

Satılık yıldızlar arıyorum gündüz maviliğinde
Denizleri dolduran kuşların eskiliğinde
Eski bir masal kahramanı
Esrik bir hancının sönmeye yüz tutmuş ateşini
Henüz kurumamış ırmakların büyüttüğü ağaçları.

Ağlamayan bir anne arıyorum hayatın hayat olduğu zamanlarda
Neşeyle çalan bir bağlama düşlüyorum ucu bucağı olmayan dev gecelerde
Her yerden gelen hiçbir yere giden bir kervan
Bir yakımlık sigara sonu olmayan
Sonun sonsuzluğunda bir ümit
Bir ümidin değdiği bir insan..
dengesiz adam
12.10.2014 03:22
43
Akıntıya kapılmış bir karınca
Ezilmiş bir böcek
Yağmura yakalanmış bir kelebek
Ve unutulmuş bir insan
Düşündüler birbirlerini
Büyüklükten başka ne farkları vardı ?
Yaşamaya çalışmamışlar mıydı umutsuzca ?.
dengesiz adam
13.10.2014 00:19
44
Rüzgarın yapraklara çarpıp
Sürüklenircesine binlerce yıldır çıkardığı ses
Kuşların gidişi burdan uzaklara
Görebildiğin son yere kadar yağan beyaz hayalet
Ve soğuk..
Rengi solmuş yaz mevsimleri...
Geçmişi hatırlatmıyor mu ?
Geçmişte kurduğun hayalin bugün
Bugün kurduğun hayalin geçmiş olduğunu
Söylemiyor mu yüzündeki çizgiler..
dengesiz adam
13.10.2014 00:28
45
hiç bu kadar özlediğimi bilmiyordum seni.
kaç dakika görüştük telefonda,
kapattık ve bir kez daha,
bir kez daha...defalarca...
bazen yenebiliyorsun kendini,
çoğu zaman da yenik düşüyorsun,
o kahrolası gururuna.
hiç bu kadar özlediğimi bilmiyordum seni.
ayda bir mi görüşeceğiz,
üç ayda bir mi?
nasıl? nasıl istersen...
ama o kahrolası gururunla değil,
ay yüzünle görmek isterim seni.
benim özlediğim o.
başka bir şeyin değil...
hiç olmazsa üç ayda bir.
protest sanayici
15.10.2014 00:19
46
Uyumadım yine,
Değerli geldi zamanın taneleri
Kaçırdığım onlarca günden birine uyanmak isterdim oysa
Oysa uzanmak isterdim yolların sıkıntıyı saran kucağına
Bu sıkıntılar geçmişten gelen bir idam lekesi
Bu sıkıntılar duymadığımız seslerin eskiyişi
Bir kadavraya dönüşümüz bu kara güneşin yakışında
Bir şarkıyı sevişimiz şu maviliğin altında
Biraz benzeyişimiz kavga eden farklılıkların ortasında
Kaygıların bitişi yüreğin her çarpışında biraz
Ve biraz yaşamak ölümün nefesi sustuğunda
Sunulan bir şarabın akışında rüzgarın
Ve çatıları döven yağmurun yankısında bitmesi.
Biraz sarhoşluk duvarların kısıtlayışında
Biraz orman, biraz kar, biraz gökyüzü.
Biraz biz oluşumuz aykırı şiirler yaratırcasına..
dengesiz adam
21.10.2014 01:37
47
alnını
dağ ateşiyle ısıtan
yüzünü
kanla yıkayan dostum
senin
uyurken dudağında gülümseyen bordo gül
benim kalbimi harmanlayan isyan olsun
şimdi dingin gövdende
uğultuyla büyüyen sessizlik
birgün benim elimde
patlamaya sabırsız mavzer olsun

başını omzuma yasla
göğsümde taşıyayım seni
gövdem gövdene can olsun

söyle bana ey
ölümün açıklayıcı pervanesi
hangi yavru tek başına yiğittir
hangi yangın bir başına söndürülür
ah herkes susuyor
hiçkimse bilmiyor içimin yangınını
ah herkes mi susuyor
kalbimi kalbine bağladım dostum
ah herkes mi susuyor
kalbi kalbimize benzeyen dostlar
bir çarmıh gibi bırakıyorken kendini dünyaya
hayatın ateş renkli kelebekleri
bir bir tutuluyorken korkunç koleksiyonlar için
ah herkes mi susuyor

bağırsam içimdeki dehşeti
hırsım deler mi toprağı
beni
acısıyla onduran
dostumu
aşkla vurduran hayat
sana
yaşananla harlanan bağrımın sevdasını akıttım
dünyanın yeni baharına
çatlarken kadim güneş
bağrım delinirken fidanların kanıyla
anamın doğurgan karnıdır diye
sevgilimin sütlenecek göğsüdür diye
dostumun üretken gülüdür diye
sana bağlandım
sana sarıldım

beni umutsuz koma
tarihle avutma beni
çünki aşkla sınanmışım sana
sana yangınla, suyla, ateşle
ölümle, yaprakla, şiirle sınanmışım
ey yaşarken kanayan acı
şimşekli gök, tufan, kan fırtınası
uçurum kıyısında hızla büyüyen ot
yapraksız bir ölümün anısı için
körpecik kuzuların derisi için
beni tarihle avutma
umutsuz koma beni

akıtsam deliren sevdamı
köpürür mü hayatı besleyen su
ey benim
yedi başlı kartalım
her başını
bir dağ başlangıcında koyanım
senin
böyle diri bir akarsu gibi kıvrılan gövdendir
bizim aşkımızı solduranların korkusu
çünki elbette bir su
kendi akacağı toprağın sertliğini bilir
ve suyun gövdesiyle yırtılınca toprak
artık ırmak mı ne denir
işte devrim
ona benzer bir akışın hızına denir

yarın ne olur bilirim ben
bahar gelir, otlar büyür
ölüm de yapraklanır
bir dağ bulur uzun uzun bakarım
bir çam ağacı gölgesi
güzel kokular veren
bir damla güneş görünce
sana da gülümseyeceğim yarın

şimdi senin uzanıp yattığın otlarda
yarın yeni bir yeşillik büyüyecek.
trolldoctore
17.11.2014 10:33
48
hoş geldin kadınım benim hoş geldin
yorulmuşsundur;
nasıl etsemde yıkasam ayacıklarını
ne gül suyum ne gümüş leğenim var,
susamışsındır;
buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
acıkmışsındır;
beyaz ketenli örtülü sofralar kuramam
memleket gibi yoksuldur odam.

hoş geldin kadınım benim hoş geldin
ayağını basdın odama
kırk yıllık beton, çayır çimen şimdi
güldün,
güller açıldı penceremin demirlerinde
ağladın,
avuçlarıma döküldü inciler
gönlüm gibi zengin
hürriyet gibi aydınlık oldu odam...

hoş geldin kadınım benim hoş geldin.
trolldoctore
3.12.2014 08:33
49
Ah var
Sönen gecelerin ayazında
Gümüş sularda yanan zamanların
Ardında
Ardından gelmeyen zamanlar var.
Geçmişten bir idam aynası ağlar duvarlara
Küllerin rüzgardaki müziği yansır rüyalara
Rüyalar..
Binlerce yıldan gelen kervanların son uykusu
Çöpten evlerin yitik duygusu
Çağlar
Sular yüzyıllarca
Çağlar
Kapalı kapıların kırılışı
ah var
ayıpsanmış istekler
Korku dolu cesurluklar
arasında.
Pişmanlık kalmadı
Bir intihar düşüncesinin sonunda
Çünkü nasılsa
Doğar insan öldüğü yaşta
Yaşlar düşerken gözünden
Gümüş sularda çoğalır zamanlar
Dağılır kalır kervanlar sonsuzlukta.
dengesiz adam
19.2.2015 01:41 ~ 19.02.2015 01:41
50
Kalabalık

Ayaklarına yapışan ağırlıklarla
Gözlerine çöken bulutlarla
Koşmada herkes….

Acı yok.
Sevinçler pahalı
Huzur uzaklara kaçmış
Batan güneşe dalmış kimi gözler
Anarcasına, eski bir sonbaharı..

Uyuyanların rahatını kaçırmış
Karanlığa inat uyuyamayanlar
Çok sesli sessizlik yaşanmış
Tok karınların şarkılarında

Tutarsız cümleler
Aksak yürüyüşler
Anlamsız anlamlar
Yüksek duvarlar
Ve kalabalık…
Kan kaybetti yine ağır ağır.
Ağaçların kulakları artık sağır
Gözleri kör tüm bulutların…
dengesiz adam
19.2.2015 03:10
51
Bir göz kaldı yıkılmaz duvarlarda
Bir gözleyişin sonu dizildi ardına
Son şarkıların tükenişine karıştı anılar..

Bir delinin hikayesi söndü mezar taşlarında
Eskicilerin eskittiği yamalı bir kumaşa sarıldı umutlar
Son gün batımında kaldı son öpüşün sonsuz tadı.
dengesiz adam
6.3.2015 00:48
52
Lambalarla bitti günlerin doğuş hikayesi
Gündüzü bekleyen insanların
huzuru öldü -zaten olmayan -
Doğudan yalnız kan yükselir artık..

Güneşin batış öyküsü
Batan insanların çığlığında sustu
Alfabelerce tükendi gece oyunları..

Zamansız şarkılar kafeslendi yalancı duygularla
Zaman sızısını haykırdı yaşlandıkça
Zaman sınırsız sandık
Oysa aldandık aklımıza
Aldandığımızı farkettikçe daha da..

Sular göğün denizlerini insanlar
Topraktan çektikleri acılarla
Lazarus'ca yanılırlar
Eller kavuşmakla dinmez yağmurlar.

Karmaşa doğar ayrık otlarının karanlık yurdunda
Bambaşka dehlizlerden toplanırlar oraya
Sonsuza dek kervanlar gider durur
Sonsuza dek zaman ölür durur.
dengesiz adam
23.3.2015 05:54
53
Oyunun ortasında
Oyunlar oynanır.
Tiyatrolar samimiyetle
Kavgalar gerçekçe .

Sisler içinde gülüşler hatırlanır
Ve bazen eğri bir çam dalına asılmış hırkalar
Toz , toprak ve uzaktan sırıtan ölüm.

Bembeyaz gecelerin esrik şarkılarında tekrarlanır
Soğuk isyanın tükenmiş cümleleri
Ve bazen eğri yollarda bir umut gelir
Yine gider sonra
Gider
Gider..
Hiçler yurdunda söner bir acı çiçek daha.
dengesiz adam
24.3.2015 01:30

123

"ironi sözlük şiir antolojisi" hakkında bilgi verin
Son Eklenen Görseller
ekleyen: nasil girdim ama
03.08.2016 02:04
ekleyen: sinecemis
14.02.2016 00:28
ekleyen: fevki lugat
28.01.2016 11:18

X

yeni bir mesaj aldınız