ara

bugün 0
yenileyenile


18.03.2019 pazartesi



paylaş başlıkta ara

1

1
Ne kadar toplumdan dışlanmış, karışamamış, geri kalmış veya hiç yetişememiş, asosyal ve yaşamda bir şey elde edememiş, değer verip değer görememiş kimse varsa, hepsi toplumun geri kalan kısmına kötü gözle bakıyor. Kendilerinin topluma karışamayışını, "farklılık" olarak yorumluyor ve bu kılıfa sığınarak hiç girebilmeyi beceremedikleri toplumu eleştirerek bu beceriksizliklerinin üzerini bir anlam ile örtmeye çalışıyorlar. Ortada bir anlam yok, bir farklılık veya bir üstünlük de yok. Yalnızca ve yalnızca topluma uyum sağlama yeteneğinden yoksun, kendisine sığınacağı bir kabuk arayan aciz bir kimse var. Toplumdan dışarıda olup sürekli toplumu hor görmenin ve eleştirmenin bir mantığı yok. Buna sığınmanın bir getirisi de yok, eğer ki gerçekten zeki ve üstün biri isen sözde bu aptallar sürüsü olarak gördüğün topluluğu yönlendirebilmeli, istediğin yöne çekebilmeli, istediğin zaman girip istediğin zaman uzaklaşabilmelisin. Zekiysen, bu aptal olduğunu iddia ettiğin topluluk ile oynamak senin için işten bile sayılmamalı. Ama nedense bu Einsteinlar evde oturmayı yeğliyorlar. Zeki olmak evde bütün gün oturup pencereden dışarı baktığında işine-evine giden insanlara "pis aşağılıklar, hepinizden tiksiniyorum, düzeninize ayak uydurmayacağım" demekle olmuyor. Düzeni hor görüp ona uymamayı farklılık sanmak ne büyük bir yanılgıdır. Bir de kendi anlayışına başkalarının uymadığını görüp onların bu durumu anlayabilecek yeterlilikte olmadığını sanarak kendi kendini yüceltmek, ne büyük eziklik. Bu zeka da değil, zaten biraz insan tanıyan kişi bunun aşağılık ve dışlanmışlık psikolojisinden kurtulmak için bir sığınak olduğunu bilir. Topluma uyum sağlama becerisinden yoksun ol ve bunun nedenini çok zeki olmana bağla. Birkaç tane mal yazar oku, ne bileyim Charles Bukowski falan oku, Niçe oku, sisteme söven kişilik sorunlu Anarşistleri takip et ve özel olduğuna inan. Gerçekten zayıflık. Düzene karşı çıktığını iddia edip yeni ve daha iyi bir düzen getiremiyorsan, o aşağıladığın düzene uyanlardan daha acizsindir. Bu yaptığının altında psikolojik bir buhran olduğu her yerinden akar. Sorgulamak ve toplumu eleştirmek, yalnızca bir çözüm getirebildiğin zaman işe yarar bir durumdur. Bu tüm ev kuşlarının sığınağı değil, doğruya uzanan yola ilk adım atmak değil, uyanış değil, hele ki hataları görmeye başladığını sanmak hiç değil.

Ne farklı, ne başka, ne özel ne de seçilmiş olansın. Yalnızca sürünün bir parçası ve kendini başka olduğuna inandırmak isteyen bir kişiliğini arayan bireysin. Kaldı ki zaten gerçekten o erdemlere, değişik ve özel olmaya, üstün olmaya eğilimli olan insan kendisini toplumdan soyutlamaz. Bu toplumun kurallarını ve işleyişini her koyun bireyden daha iyi bildiğinden topluma karışabilme yeteneğine fazlasıyla sahiptir. Onları değiştirmek ve düzeni bozmak için bir apartman dairesinde koca bir yaz geçirip burnu havada gezeceğine toplumun içinde bilinçli bir biçimde ilerler, karışır, değişir ve değiştirir.

Ne kadar asosyal, kişilik sorunlu, içine kapanık, ezik ve yetersiz olup da "farklı" olduğunu sanan varsa bu bahsettiğim kafayı yaşıyor. Ben de dahil olmak üzere bu aciz düşüncelere kapılmadan edemiyorum ama öz eleştri yapmazsam da kendimi doğruda hissedemiyorum.

İnsanın doğasında olan beğenilme isteği zaten bunu oldukça pekiştiriyor. Toplumun yaygın olan değerlerinde kendine göre bir şey bulamayan bu yetersiz ve asosyal birey, kendisini daha başka kimliklerde, tarzlarda aramaya başlıyor. Toplumun yaygın değerlerine uyarsa diğerlerinden farklı olamayacağından ve o koca burnunun altında yatan beğenilme arzusu yeterince tatmin olmayacağından bu yollara başvuruyor. Sonra saçma sapan bir üstünlük ve farklılık davası güderek bunun altında yatanın yalnızca "diğerlerinden daha fazla beğenilme" isteğini göremiyor. Gerçek acizlik ve gerçek hayvanlık. Ancak hayvanlar sürekli nefsani isteklerde bulunur, ancak hayvanlar sürekli beğenilme ve gösteriş peşindedir. Herkesin toplandığı bir alanda tümseğe çıkıpta "Ben buradayım, ben farklıyım" demekten daha HAYVANCA ne olabilir? Kaldı ki zaten o aşağıladığı toplumun beğenisine ihtiyaç duyması da ayrı bir tezattır. Ne yazık ki bu durum hepimizde de mevcuttur. Hepimiz bir parça toplumdan farklı olduğumuzu ve özel olduğumuzu düşünüyoruz. En uç noktalarda yaşayacak kadar cesaretimiz olmasa da bulunduğumuz toplumsal konumu zedelemeyecek kadar, kendi çapımızda bu hayvanlığı devam ettiriyoruz.
lugburz
22.1.2015 12:01
2
(bkz: tek derdin bu olsun)
rolling paper
22.1.2015 12:46
3
(bkz: herkes birbirini eleştiriyor)
afrodit
22.1.2015 13:09
4
bir konu ele alınıp süslü cümlelerle sürekli aynı şeyin tekrarlandığı, olaya at gözlüğüyle bakıp tek açıdan değerlendiren yazının başlığıdır. Bir olaya tek açıdan bakıp bunu o şekilde değerlendirmek cahilliktir.
ikarusun kilici
22.1.2015 13:36

1

"asosyal olmayı havalı sanan kişi" hakkında bilgi verin

X

yeni bir mesaj aldınız